Nazar İslam’ın Bir İnancı mıdır?

Nazar inancı, Hint, İran, Arap, yahudi ve Türk kültürlerinin yanı sıra modern Avrupa, bilhassa Akdeniz ve Slav toplumlarında ve Latin Amerika’da hâlâ yaşamaktadır. Nazara karşı alınan tedbirler kültürden kültüre farklılık göstermekle birlikte bu konuda uzmanlaşmış kişiler tarafından uygulanan ritüellerden başka bazı yaygın uygulamalar da söz konusudur. Bunların başında Tanrı’nın ismini veya koruyucu birtakım ibareleri zikretmek, belli dua cümlelerini okumak, nazara mâruz kalan kişiye veya şeye tükürmek ya da onu kötülemek ve muska kullanmak gelir. Genellikle muskalar üçe ayrılmıştır: Dikkati kendi üzerine çekerek nazarın etkisini azaltma fonksiyonuna sahip olan ve elbise dışına takılan yahut evlerin görünen yerlerine asılan süslü ve abartılı objeler; nazarı tersine çevirme gücüne sahip olan ve elbise altına giyilen birtakım koruyucu semboller; kutsal metinlerden alınmış dua cümlelerini yahut kabalistik figür, rakam veya büyü formüllerini içeren, kaplanmış olarak boyna asılan, evlerin dışına nakşedilen yazılar . 

Kadınların süs amacıyla taşıdıkları şapka, mücevher, yüzük vb. aksesuarlar, savaşçıların başlıklarına ve zırhlarına taktıkları abartılı unsurlar ve tiyatro oyuncularının kullandığı maskelerin kaynağı da muska geleneğine dayandırılmaktadır. Özellikle göz ve el, nal, hilâl, güneş gibi figürler (Dundes, s. 278-280), yılan, balık, tavus, aslan ve kertenkele gibi hayvan tasvirleri işlenmiş ve genellikle gümüşten yapılmış, bazan da vücuda dövme biçiminde nakşedilmiş koruyucu obje ve semboller, bilhassa hayvanlara ve çocuklara takılan mavi boncuklu, halkalı kolyeler, düğümler, deniz kabukları ve boynuz diğer yaygın muska türlerini oluşturmaktadır.

Mavi, kırmızı ve sarı renklerin ve tuz, biber gibi belli baharatların da koruyucu özelliğine inanılmaktadır. Ayrıca koruyucu nitelikteki el hareketini yapmak (mano cornuto), nazarı değdiğine inanılan kişiye hediye vermek, imrendiği şey yiyecekse bir miktar ikram etmek, o kişiye ait saç, tırnak, giysi gibi bir şeyi yakmak, özellikle çocukların yüzüne ve yetişkinlerin göz kapaklarına is karası sürmek, eve veya ağaca sarımsak asmak ve ateşe tuz atmak nazarın bertaraf edilmesi ya da etkisinin azaltılması için uygulanan yöntemlerdir.(kaynak:TDV nazar)

Nazar inancı hiçbir şekilde İslami bir inanç değildir.Cahiliye toplunun inancıdır. Cahiliye toplumundan bizim kültüre birçok inançların geçmesi gibi nazar inancı da o kültürün uzantısıdır. Kalem Suresi 68/51. Ayette şöyle buyurulmaktadır: Ve-in yekâdu-lleżîne keferû leyuzlikûneke bi-ebsârihim lemmâ semi’û-żżikra ve yekûlûne innehu lemecnûn – kafirler bakışlarıyla seni neredeyse kaydıracaklar ve bu delidir diyorlar. Günümüzde bu ayet nazar ayeti diye arabalaraa, evlere levha halinde asılmaktadır. Halbuki nazarla hiçbir ilgisi yoktur. Ayetin söylediği nedir? Zaten öncesine ve sonrasına bakıldığında konusundan anlaşılıyor. Resulullah Kur’an’ı o günkü müşriklere tebliğ ediyor, fakat onlar karşı çıktığı için peygambere öfke duyuyorlar ve ilgili ayette de öfkeden seni neredeyse devireceklerdi diyor.  Öfkeden, nefretten çılgına dönüyor, bu delidir diyorlardı. Yoksa bakışlarıyla insanları devirecek gibi bir durumdan bahsedilmiyor. Kaldı ki insanlarda böyle bir özellik olsaydı diyelim ki söylenildiği gibi İsmet sıfatı var ve Peygamberimiz Cenabı Hak tarafından korundu ve müşrikler ona zarar veremediler.

.

Peki ya onun yanında canlarını onun için siper eden sahabiler? Ebubekir, Osman, Ali, Ömer? Birisine bir nazar etselerdi ya.. Madem o kadar nazarcıydılar, o kadar gözleri keskindi, o kadar deviriyorlardı.. Alakası yok.     Nazar inancı İslam’ı anlatmaz. Gerçeği yansıtmaz. Günümüzde de nazar anlayışı Müslüman halk arasında vardır, yaygındır, hatta eleştirdiğiniz zaman bir gerçeği inkar ediyorsunuz gibi bir tepki gösterilir. Oysa kimsenin nazardan zarar gördüğü, nazardan öldüğü, yıkıldığı vaki değildir. Bununla ilgili bilgiler nasıl gelmiş? Ben ninemden duymuştum, bizim köyde şöyle olmuş, hepsi böyle rivayetsel anlatımlardan ibaretlerdir. Bir kişiyi başka bir kişiye nazar ile zarar verirken gördün mü? Hayır. Hepsi rivayet. Onun için nazarın İslam ile hatta gerçek ile hiçbir ilgisi yoktur. Nazar ile bağdaştırılan ayette söz edilen müşriklerin kendilerine Kur’an tebliğ eden peygambere duydukları öfkenin, nefretin şiddetini anlatmaktır. Yoksa Peygambere nazar ediyorlar diye değildir. Edilmemiştir. Ne sahabeye, ne peygambere, ne de bir toplumda herhangi birine nazar edilmemiştir.

kaynak : Nazar İslam’ın Bir İnancı mıdır?Prof. Dr. İbrahim Sarmış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir